Türkiye Hazır Beton Birliği, inşaat sektörü ile bağlantılı imalat ve hizmet alanlarındaki güncel görünümü değerlendiren Hazır Beton Endeksi 2026 Ocak Ayı Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre sektör, 2025’in son çeyreğinde yakaladığı sınırlı toparlanma eğilimini yeni yılın ilk ayında koruyamadı. Ocak ayında özellikle faaliyet tarafında dikkat çekici bir gerileme yaşanırken, beklentilerdeki artış düşüşün kalıcı olmayabileceğine işaret etti.
Hazır beton üretimi, inşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olması ve stoklanamadan doğrudan şantiyelerde kullanılması nedeniyle sektörün büyüme hızına dair öncü göstergeler arasında yer alıyor. Bu nedenle açıklanan endeks verileri, inşaat piyasasının kısa vadeli yönü açısından kritik önem taşıyor.
Rapora göre, 2025 yılı boyunca eşik değerin altında dalgalı bir seyir izleyen endeksler, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma göstermişti. Ancak 2026 Ocak ayında bu iyileşme yerini yeniden zayıflamaya bıraktı. Aralık ayında kasım ayına kıyasla belirgin bir değişim gözlenmezken, ocakta Beklenti Endeksi dışındaki tüm alt endeksler geriledi. Özellikle Güven Endeksi’ndeki düşüş, sektör genelinde temkinli bir havanın sürdüğünü ortaya koydu.
Yaz aylarında yükselişe geçen ve sonbaharda dengelenen Faaliyet Endeksi, aralık ayında eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyretmişti. Ancak 2026 Ocak ayında aşağı yönlü kırılarak eşik değerin belirgin şekilde altına indi. Bu gelişme, yılsonundaki sınırlı canlanmanın zayıfladığına işaret etti. Buna karşılık yıl boyunca görece istikrarlı bir görünüm sergileyen Beklenti Endeksi, aralık ayında eşik değerin hemen altında konumlanmasına rağmen ocakta pozitif ayrışarak artış gösterdi. Bu tablo, sektör oyuncularının kısa vadeli daralmaya rağmen orta vadeye ilişkin umutlarını koruduğunu gösteriyor.
Ocak ayı verileri geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ise daha dengeli bir görünüm ortaya çıktı:
Genel görünüm, faaliyet ve beklenti göstergelerinde yıllık bazda pozitif bir tabloya işaret ederken, aylık verilerde kaydedilen sert gerileme temkinli olunması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte beklenti endeksinde hem aylık hem yıllık bazda görülen artış, faaliyet tarafındaki gerilemenin geçici olabileceği yönünde yorumlandı.